<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-1641313568893297668</id><updated>2011-08-15T18:11:46.533-07:00</updated><category term='ilginc'/><title type='text'>Tarihi Bilgi Kaynağı</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://tarih10.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1641313568893297668/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tarih10.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>pekmezlinutella</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-jr8jLFJ-WQs/Tkm_PjraGXI/AAAAAAAAATw/iqzPWGPnqRc/s1600/Golden_Shot_by_alikasapoglu_reasonably_small.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>4</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1641313568893297668.post-5586640314986612150</id><published>2008-08-04T00:37:00.000-07:00</published><updated>2008-08-04T00:51:13.655-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilginc'/><title type='text'>1282 Sicilya Katliamı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/tr/thumb/f/f9/Sicilya_illeri_haritas%C4%B1.png/380px-Sicilya_illeri_haritas%C4%B1.png"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 170px; height: 154px;" src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/tr/thumb/f/f9/Sicilya_illeri_haritas%C4%B1.png/380px-Sicilya_illeri_haritas%C4%B1.png" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;1282 Sicilya Katliamı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Sicilya yıllar boyu başka medeniyetlere boyun eğmiş ve onlara vergi vermiş bir toplumdu. Burayı işgal eden ülkeler burayı işe yaramaz olarak nitelendirip sadece vergi topluyordu. Önceleri Romalılar, 13. yüzyılda da Fransızlar bu adaya hakim olmuştu. Ada akdenizin batısında, İtalya'nın güneyindeydi. Ayrıca akdenizin en büyük adası olma özelliğinide taşıyordu.&lt;br /&gt;Fransız işgalci kuvvetleri adayı işgal ettikten sonra ağır vergi zorunluluğu getirmişti ve Sicilya halkı sakin bir halk olduğu için bu olaya da sesini çıakrmamıştı. Sicilya katliamını ise Fransız baskısına boyun eğmek istemeyen bir grup genç isyancı körüklemişti. Olay katoliklerin kilise önünde toplanmasıyla başladı. Toplanan kalabalık gruptan rahatsız olan Fransızlar, arama yapıp silahları toplamak için kalabalığın önüne geldiler. Sicilyalılar bu aramaya izin verdiler. Fakat Fransız askerin arama yaparken tacizci tavrı işi çığrından çıkardı. Fransız asker silah araması yaparken elini evli bir kadının bluzunun altına sokunca kocası çılgına dönüp "Fransızlara ölüm" diye bağırdı ve isyan başladı. Orada ikiyüz kadar silahlı Fransız askeri ölüdürülürken aynı sayıda da Sicilyalı ölmüştür. Ardından Sicilyalılar tam özgürlük için adadaki diğer Fransızları ve Fransız iş birlikçilerini de öldürdüler. Bunun üzerine Fransa o bölgeye 2 birlik daha gönderdi ve binlerce Sicilyalı katledildi. Bu olay Sicilya katliamı olarak anılmaktadır. Bu olaylar günümüzde Cosa Nostra adı verilen kültürel dokuyu oluşturdu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1641313568893297668-5586640314986612150?l=tarih10.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tarih10.blogspot.com/feeds/5586640314986612150/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1641313568893297668&amp;postID=5586640314986612150' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1641313568893297668/posts/default/5586640314986612150'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1641313568893297668/posts/default/5586640314986612150'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tarih10.blogspot.com/2008/08/1282-sicilya-katliam.html' title='1282 Sicilya Katliamı'/><author><name>pekmezlinutella</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-jr8jLFJ-WQs/Tkm_PjraGXI/AAAAAAAAATw/iqzPWGPnqRc/s1600/Golden_Shot_by_alikasapoglu_reasonably_small.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1641313568893297668.post-7829137466643305241</id><published>2008-08-03T13:03:00.000-07:00</published><updated>2008-08-03T13:26:13.783-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilginc'/><title type='text'>14. Yüzyıl Veba Salgını</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://i34.tinypic.com/2cypgza.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 166px; height: 152px;" src="http://i34.tinypic.com/2cypgza.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;14. Yüzyıl Veba Salgını&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Vebanın diğer adı "Kara Ölüm"dür. Ona bu ismin verilmesinin sebebi kasıkta ve dirseklerde çıkan yumruların, ölmeye yakın zamanda kopkoyu bir hal almasıdır.&lt;br /&gt;Veba hastalığı insanda ağrı, ateş ve bulantı ile başlardı. Kasıkta ve dirseklerde çıkan yumrular büyür ve taş gibi bir hal alırdı. Hasta beş gün içinde ölürdü. Vebanın bilinen bir tedavisi yoktu ve hastalığa yakalanan biri için yapılacak tek şey dua etmekti. Hastalık 80 yılda Çin'in nüfusunun üçte birini yok etmişti. Hastalık ticaret gemileriyle beraber sürekli yayıldı ve avrupanın her yerinde salgın kendini belli etti.&lt;br /&gt;Doktorlar ise bu hastalığa bir çare bulamayınca halk, Tanrı'nın onları cezalandırdığını düşünmeye başladı. Bazı dindarlar halklarını kurtarmak için kendilerini kırbaçlayıp Tanrı'dan af dilediler. Brüksel ve Strasburg'da yaşayanlardan bazıları veba salgınını Musevilerin varlığına bağladı.&lt;br /&gt;Daha sonraları bu salgının cadılar yüzünden çıktığını söyleyip masum kadın ve erkekleri yakarak öldürdüler. Kedilerinde cadıların büyülü hayvanları oldularını düşünüp onlarıda katlettiler. Fakat kedilerin katledilmesi en büyük hataydı çünkü veba salgınının nedeni farelerdi ve kediler azalınca salgın daha da arttı. 14. yüzyılda salgın beş kez kendini gösterdiysede daha sonraları salgın sona erdi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1641313568893297668-7829137466643305241?l=tarih10.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tarih10.blogspot.com/feeds/7829137466643305241/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1641313568893297668&amp;postID=7829137466643305241' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1641313568893297668/posts/default/7829137466643305241'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1641313568893297668/posts/default/7829137466643305241'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tarih10.blogspot.com/2008/08/14-yzyl-veba-salgn.html' title='14. Yüzyıl Veba Salgını'/><author><name>pekmezlinutella</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-jr8jLFJ-WQs/Tkm_PjraGXI/AAAAAAAAATw/iqzPWGPnqRc/s1600/Golden_Shot_by_alikasapoglu_reasonably_small.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://i34.tinypic.com/2cypgza_th.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1641313568893297668.post-9184609856969718800</id><published>2008-08-02T11:20:00.000-07:00</published><updated>2008-08-02T13:08:34.231-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilginc'/><title type='text'>İstanbul'un Fethinde Kullanılan Şahi Toplarının Hikayesi</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://img505.imageshack.us/img505/482/fetih2md7.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 162px; height: 164px;" src="http://img505.imageshack.us/img505/482/fetih2md7.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;"İstanbul mutlaka fethedilecektir. O’nu fetheden komutan ne güzel komutan ve O’nu fetheden asker ne güzel askerdir" &lt;/b&gt;sözüyle başladı bu efsane. Hz. Muhammed'in verdiği bu müjde Konstantinopol'ün fethinde rol oynayan en önemli etkenlerden oldu. (Bkz.: &lt;a href="http://www.diyanet.gov.tr/turkish/hutbe.asp?h_id=287"&gt;Diyanet&lt;/a&gt;) Yedinci yüzyıl ve dokuzuncu yüzyıl arasında Araplar tarafından defalarca saldırılara maruz kaldı Konstantinopol. Fakat bu saldırılar başarıya ulaşmadı.&lt;br /&gt;12. yüzyılda bölgeye Türkler geldi. Fakat onların saldırılarıda başarıya ulaşamamıştı. O zamanlar şehri kurtaran silah grejuva adı verilen neft ve ziftten oluşmuş bir toptu. Bu topun özelliği suya dayanıklı olup suda bile yanabilmesiydi. O günlerin büyük teknolojilerindendi. Elli metreden geniş bir alana hiç bir gemi yaklaşamazdı. Ayrıca kalelerin surlarına sabitlenmiş ateş topu atan mancınıklar, Konstantinopol'ü yedi yüzyıl boyunca saldırılardan korumayı başarmıştı.&lt;br /&gt;15. yüzyılda Osmanlı Devletinin başına II. Mehmet geçti. Daha sonraları Fatih ûnvanını alacak olan II. Mehmet, Konstantinopol'ü fethetmeye and içti. Sultan Mehmet, Konstantinopol'ün fethinde kullanılabilecek her türlü fikrin ödüllendirileceğini ilan etti.&lt;br /&gt;Macaristan hükümdarı Urban ise barutun zamansız patlaması ve isabet sorunlarına çözüm bulmayı başardı. Ona göre toplların boyutu ve ağırlığı arttırılırsa bu sorunlar ortadan kalkacaktı. Macaristan hükümdarı Urban'ın hayalindeki silah; 120 cm çapı olan bir tondan daha ağır mermiyi atabilecek bir top. Bu silaha sahip bir devlet her türlü saldırıya karşı koymak bir yana, yaptığı her türlü saldırıda da kazanmaya en yakın taraf olacaktı. Ancak bu silahın yapılması çok pahalı olacaktı.&lt;br /&gt;Bu sırada Osmanlı Orduları Çanakkale Boğazının doğu tarafında toplanıyordu. Urban ilk olarak Bizans'a bu silahı satmaya çalıştıysada, Bizans ona verilecek paranın askere verilmesini daha mantıklı buldu. Bunun üzerine Macaristan hükümdarı Urban Sultan Mehmet'in yanına geldi ve teklifini sundu. Sultan Mehmet bu teklifi hemen kabul etti ve hazırlıklara başladı. Toplar ve topları atacak mermiler hazırlandı. Bu toplara "şahi" adı verildi.&lt;br /&gt;Bir yıl sonra Sultan Mehmet şehri kuşattı. Surlar yıkıldı, Türkler içeri girdi, XI. Konstantin öldürüldü. Konstantinopol fetholundu, İstanbul adını aldı.&lt;br /&gt;İstanbul 1453'te fethedildi. İstanbul'u fetheden Fatih Sultan Mehmet ne güzel komutan, İstanbul'u fetheden Osmanlı ordusu ne güzel ordu...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1641313568893297668-9184609856969718800?l=tarih10.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tarih10.blogspot.com/feeds/9184609856969718800/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1641313568893297668&amp;postID=9184609856969718800' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1641313568893297668/posts/default/9184609856969718800'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1641313568893297668/posts/default/9184609856969718800'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tarih10.blogspot.com/2008/08/istanbulun-fethinde-kullanlan-ahi.html' title='İstanbul&apos;un Fethinde Kullanılan Şahi Toplarının Hikayesi'/><author><name>pekmezlinutella</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-jr8jLFJ-WQs/Tkm_PjraGXI/AAAAAAAAATw/iqzPWGPnqRc/s1600/Golden_Shot_by_alikasapoglu_reasonably_small.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1641313568893297668.post-8164800766799739317</id><published>2008-08-02T03:58:00.000-07:00</published><updated>2008-08-02T04:22:04.859-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilginc'/><title type='text'>Kral Henry ve Kilisesi</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/6/6d/Hans_Holbein_d._J._049.jpg/412px-Hans_Holbein_d._J._049.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px;" src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/6/6d/Hans_Holbein_d._J._049.jpg/412px-Hans_Holbein_d._J._049.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Kral Henry ve Kilisesi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Hristiyan inancına göre Papa'nın bağışlama kağıtlarını vermesi, Tanrının bağışlaması anlamına gelir. Bu nedenle olmalıdır ki Papa çok nadiren bağışlama kağıdını verir. "Kral Henry ve Kilisesi" başlıklı olayda bu bağışlama kağıdı ie ilgili bir olay.&lt;br /&gt;1503 yılında İspanyol Kral Ferdinand, 16.5 yaşındaki kız kardeşini 11 yaşındaki Kral Henry ile evlendirmek istedi. Fakat bu evlilik için bir bağışlama kağıdı gerekiyordu. Çünkü İspanyol Kral Ferdinand'ın kız kardeşi Katherine, zaten Henry'nin ağabeyi ile evli gözüküyordu. Henry'nin ağabeyi öldükten sonra da İspanyol Kral Ferdinand, kız kardeşi Katherine'nin Henry ile evlenmesini istedi.&lt;br /&gt;Fakat Papa bu bağışlama kağıdını vermemekte ısrarlıydı çünkü bunun hatalı bir karar olacağına inanıyordu. Yinede bu konuda ısrarlı ebeveynler Katherine ve Henry'nin evlenebilmesi için Papa'ya müftülük vaadettiler. Bunun üzerine bağışlama kağıdı çıkarıldı ve İspanyol Kral Ferdinand'ın kız kardeşi Katherine ve Kral Henry evlendi.&lt;br /&gt;Herşey toz pembe devam ederken Katherine üçü kız üçü erkek toplamda 6 çocuk doğurdu. Ne hikmettir ki bunların beş tanesi öldü ve geriye sadece bir kız çocuğu kaldı. Kral Henry, ülkesine bir erkek varis bırakamamanın üzüntüsü içinde, saraydaki Anne Boleyn isimli kadından hoşlanmaya başladı. Hemen sonra onunla evlenmeye karar verdi. Fakat bu, Kral Henry'nin sandığı kadar kolay olmayacaktı çünkü Kral Henry'nin düşüncelerinden çoktan haberi olan Katherine, Henry'nin kendisinden ayrılamaması için önüne her türlü zorluğu çıkaracaktı. Kral Henry yeni Papa'ya bir önceki Papa'nın aldığüı kararın yanlış olduğunu ve Katherine ile evli gözükmemesi gerektiğini söyledi. Fakat Katherine ve onun ajanlarının baskısıyla yeni Papa, bir önceki Papanın almış olduğu kararı bozmadı. Böylece Kral Henry için tüm umutlar tükenmişti. Fakat Kral Henry zeki bir adamdı ve bununda bir çözümünü buldu. Papayı yok sayarak kendi kilisesini kurup, kendini kiliseye baş ilan etti. Hemen ardından Anne Boleyn ile evlendi ve Papa tarafından aforoz edildi. Fakat bu, artık Henry'nin umrunda değildi çünkü kendi kilisesi vardı.&lt;br /&gt;Üç buçuk yıl sonra Anne Boleyn idam edildi. Geride sadece bir kız çocuğu bıraktı. Kral Henry ise serbest kalmıştı. Yinede amacına ulaşıp ülkesine bir erkek varis bırakamamıştı.&lt;br /&gt;Bu olay tarihin büyük fiyaskolarından biri oldu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1641313568893297668-8164800766799739317?l=tarih10.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tarih10.blogspot.com/feeds/8164800766799739317/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1641313568893297668&amp;postID=8164800766799739317' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1641313568893297668/posts/default/8164800766799739317'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1641313568893297668/posts/default/8164800766799739317'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tarih10.blogspot.com/2008/08/kral-henry-ve-kilisesi.html' title='Kral Henry ve Kilisesi'/><author><name>pekmezlinutella</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-jr8jLFJ-WQs/Tkm_PjraGXI/AAAAAAAAATw/iqzPWGPnqRc/s1600/Golden_Shot_by_alikasapoglu_reasonably_small.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
